Geri Dön

Çocuklar serbest

Metin Çorabatır

TBMM tatile girmeden önce, kamuoyuna taş atan çocuklar olayı olarak yansıyan gelişmelerle ilgili yasayı çıkarttı. Böylece hem uluslararası çocuk hukuku normlarına uyum sağlanmış oldu, hem de yüzlerce çocuğun geleceği kurtarılmış oldu.
Ayrıca güneydoğu sorunu açısından da bir rahatlama sağlandı. Bu sonucun alınmasında emeği geçen herkes muhakkakki tarih önünde hayırla anılacaktır. Hükümetin yasanın çıkmasında gösterdiği iyiniyet ve anlayış, olumlu sonuçta en önemli etkenlerden birisiydi.
Turgut Özal döneminde Türkiye birçok alanda gözle görülür hızlı bir değişim yaşarken bazı yorumcular bu değişimden Özal ve ANAP’ın nemalanmaması gerektiğini, zaten dünyadaki gelişmeler nedeniyle, yaşananların nasıl olsa yaşanacağını söylüyorlardı. Ancak Özal sonrası dönem gösterdi ki  dünyadaki değişimler ne olursa olsun bir ülkedeki siyasi iradenin tutumu olayların akışında en önemli unsurlardan birisidir.
Tabii taş atan çocukları olayının birçok yönü var. Ancak genel olarak bakıldığında Türkiye’de ve dünyadaki değişimi göstermesi açısından bir örnek teşkil ediyor.
 Taş atan çocukların terörist olarak kabul edilmesindeki zihniyetin yıkılmasında sivil toplumun ve onun etkin bir araç olarak kullandığı internetin oynadığı roller üzerinde düşünülmesi gerekiyor. Güneydoğu’daki siyasi protestolar sırasında güvenlik güçlerine taş attıkları için tutuklanan yüzlerce çocuğun durumunu gündeme taşıyan, gündemde tutan önemli bir şey, kendiliğinden oluşan bir toplumsal gruplaşmaydı.
Değişik siyasi ve ideolojik inançlara sahip duyarlı kişiler, ortak bir vicdan etrafında ve meydanlarda değil, internet iletişim ağları ile muhteşem bir baskı grubu oluşturdular. Bu çerçevede bu grupta yer alan değerli ünlü isimler, Başbakandan, siyasi partiler ve medyaya uzanan ziyaretler yaptılar. Karar vericilerin tutum ve tavırlarını etkilemekte çok önemli roller oynadılar.
Kadın hakları ile ilgili yasaların gündemde olduğu geçmiş dönemde kadın sivil toplum kuruluşları, o zamana kadar Türkiye’de görülemmiş etkinlikte bir açık lobi faaliyeti yapmışlar ve birçok konuda başarı sağlamışlardı.
Taş atan çocuklar çağırı gruplarının lobi ve farkındalık yaratma çabaları da benzer bir başarıyı yakaladı.
Tüm bunlar gösteriyor ki artık günümüzde siyaset farklı bir boyutta yapılıyor. Geleneksel siyasi partilerin ve kurumların yanı sıra sivil toplum siyasette giderek daha etkin bir rol üstleniyor. Çünkü sivil toplum, doğrudan kamuoyunun içinden geliyor.
Üstelik şimdi elinde internet gibi bir çağ değiştiren iletişim aracı var. Bu iki güç birleştiğinde bri şekilde demokratik katılım yepyeni şekiller alıyor. Artık geleneksel medya da büyük bir rakiple karşı karşıya. Büyük medya kuruluşlarının kurumsal çıkarları internet iletişimi sayesinde önemli bir rakiple karşı karşıya geliyor. Tüm bu gelişmeler karşısında baskıcı rejimler, kendi varlıklarını sürdürebilmek için internet ve cep telefonlarını en büyük hedefleri haline getiriyorlar.
Bu nedenle yukarıda verilen Özal dönemi örneğinde olduğu gibi kurumsal siyasi iktidarın gösterece irade de önem kazanıyor.
Taş atan çocuklar olayında yaşanan kendiliğinden örgütlenme örneği, Türkiye demokrasisinin gelişiminde çok önemli bir adımı oluşturmuştur.
Bundan sonra demokrasinin bu ülkede gelişimin önündeki engellerin aşılmasında da iletişim teknolojilerini kullanarak çabucak ve konu bazında oluşacak sivil toplum grupları önemli görevler üstleneceklerdir.
Tabii ki siyasi iktidarların, sivil toplum ağlarının etkilerine açık bir tavır almaları demokratikleşme süreçlerini hızlandıracaktır.



(31.07.2010)

Başa Dön