|
Evet mi? Hayır mı?
Eray Canberk
YILLARIN sunucusu Erkan Yolaç’ın yıllardır televizyon izlecelerinde sunduğu ve her zaman canlılığını koruyan, her zaman ilgi çeken "Evet /Hayır" oyunu artık siyasal gündemimizde. Daha doğrusu hayatımızın içinde, hayatımızın bir parçası. Yalnız burada Yolaç’ın oyunundan çok farklı bir durum söz konusu. Bildiğiniz gibi Yolaç’ın oyununda sorulara "evet" ya da "hayır" diye karşılık verilmeyecek, anlamlı ve mantıklı olmak koşuluyla bir cümle ile sunucunun sorusu cevaplanacaktır. Anayasa’daki değişiklikle ilgili referandumda ise bunun tersi yapılacak; daha açıkçası yalnızca "evet" ya da "hayır" demek gerekiyor. Anlamlı ve mantıklı cümleler kurarak olumlu ya da olumsuz olarak fikrinizi beyan etmeniz söz konusu değil. Ya "evet" diyeceksiniz ya da "hayır". "Evethayır" anlamına gelen bir oy kullanmanız ve sunulan değişikliğin bir bölümüne "evet", bir bölümüne "hayır" demeniz de olanaksız. Ancak hiç oy kullanmama hakkınız bakî ama bunu da fuzûlî bulanlar var.
Oy kullanacak olan halkımızın ise kafası iyice karışık. Anayasa değişikliğine "evet" denmesini isteyen siyasileri, bilim adamlarını dinliyorsunuz, söylediklerini haklı buluyorsunuz. "Hayır" denmesini isteyenlerin söylediklerine kulak veriyorsunuz, adamlar doğru söylüyor. Referandumda hiç oy kullanmayacak olanlar da var. Bu kesimdekiler öyle gerekçeler ileri sürüyorlar ki bunlara da söylenecek bir söz yok!
Bu arada küçük bir ayrıntı arada kaynıyor; oy kullanacak olan halkımızın neyin niçin değiştiği, değişikliğin ne olduğu konusunda pek bilgisi olmadığı anlaşılıyor. Televizyon muhabirlerinin halk arasında dolaşıp yaptıkları röportajlardan durum bunu gösteriyor.
Röportajların ilginç bir yanı da "evet" diyecek olanlarla "hayır" diyecek olanların ortak tavrı. Muhabir soruyor: "Referandumda oyunuz nedir?" Adam cevap veriyor "Evet, diyeceğim!" Muhabir tekrar soruyor: "Neden?" Adamın karşılığı hazır: "12 Eylül Anayasası değişsin diye!" Muhabir yine soruyor: "12 Eylül Anayasasına ne oy vermiştiniz?" Adam anlamlı bir şekilde gülümsüyor: "Orasını sorma!" deyip yürüyor. Bunun tersi de aynı. "Hayır" diyecek olanların çoğu da gerekçelerini geçiştiriveriyorlar.
Son günlerde bir de adlandırma konusu gündeme geldi. "Referandum yerine "halk oylaması" dense daha iyi olur diyenler var. Bence öncelikle bunu halk oyuna sunmalı. Bu da küçük bir karışıklığa yol açabilir ama olsun, karışıklıktan medet umanların istediği de bu zaten. "Referandum mu densin, halk oylaması mı?" konusunda referanduma "evet" diyecek olanlar halk oylamasına "hayır" demiş mi olacaklardır? Halk oylamasına "hayır" diyecek olanlar referanduma "evet" mi demiş olacaklardır. Özür dilerim, benim de kafam karıştı. En iyisi bu ad değiştirme işinden vaz geçilmeli.
Referandum tarihi de ilginç; ramazan bayramının son gününe denk geliyor. Referandumun 12 eylüle denk gelmesindeki anlamlı rastlantı bayram dönüşünün hengâmesine kurban gidebilir ve "evet" ya da "hayır" diyecek olanların pek çoğu oy kullanamayabilir.
1961 Anayasası için yapılan referandum öncesi "Sakın beyaz "evet" oyu kullanmayın, "evet"ler çoğunlukta olursa Kıbrıs’tan Papaz’ı getirip başımıza oturtacaklar! Bayrağımızın rengindeki kırmızı "hayır" oyunu kullanın!" gibilerden propagandalar yapılmıştı. Birinci 12 Eylül Anayasası için de çoğu kimse "hayır" oyu vermekten çekinmişti. Çünkü zarfa konan oy pusulasının rengi dışardan bakılınca belli oluyordu. "Hayır" oyu kullananların bu şekilde mimleneceği söylentisi yayılmıştı. 1961 Anayasası için "hayır’da hayır vardır" da denmişti. Dem geçti, devran döndü, iş değişti; şimdi de İkinci 12 Eylül Anayasası için "hayır’da hayır vardır" deniyor.
"Evet mi? Hayır mı?"… Herkesin kendi bileceği iş. Bence en iyisi, günümüzün dillerden düşmeyen dileğiyle "İkinci 12 Eylül Anayasası hayırlara vesile olur inşallah!" demeli. Bu dileği de herkes kendine göre yorumlasın artık.
(29.07.2010)
|