|
Susuz mu kalacağız?
Yılmaz Tunçkol
BELKİ pek farkında değiliz ama, gezegenimizdeki su kaynakları giderek büyük hızla tükeniyor. İşte bu gerçekten çok önemli konu, İstanbul’da geçtiğimiz günlerde düzenlenen Beşinci Uluslararası Su Forumu’nda enine boyuna tartışıldı ve yayınlanan sonuç bildirgesinde herkes, suyu kullanırken çok dikkatli davranmaya, tasarruf önlemlerine özen göstermeye çağırıldı.
Türkiye’de teknik ve ekonomik anlamda tüketilebilecek yer altı ve yer üstü suyu miktarı 110 milyar metre küp, kişi başına 1692 metre küp su düştüğü belirlendi. İhtiyaçların bölgesel ve yerel oluşu, ayrıca meteorolojik koşullarla nüfus hareketleri ve suyun nakli sonucunda, Türkiye dahil birçok ülkede şehir suları ihtiyacı karşılayamıyor ve yeterli miktarda su sağlanamıyor.
Sınırlı tatlı su kaynakları, ev ve endüstriyel atıklar, yanlış tarım uygulamaları ve benzeri uygulamalarla hoyratça kirletiliyor. Bu arada ozon tabakasındaki tahribat ve hatta delinme nedeniyle, sera etkisiyle dünyamızın yakın bir gelecekte biraz daha ısınması, yağışsız kurak bir döneme girilmesi, su tüketiminin de buna bağlı olarak artması söz konusu. Bu yüzden bütün ülkeler, tatlı su kaynaklarını koruyacak önlemleri almaya çalışıyorlar.
Su kaynaklarının yetersizliği ile ilgili olarak dünya genelinde karşılaşılan önemli sorunlar şöyle sıralanıyor:
30 milyonluk Meksika’da nüfusun yüzde 40’ına sağlıklı içme suyu verilemiyor. Hindistan’da aşırı su kullanma ve ormanların tahribi nedeni ile kuyulara kanalizasyon suyu ve endüstriyel artıklar karışıyor. Dünya Kaynaklar Enstitüsü’nün raporuna göre, 1996’daki 5.3 milyarlık dünya nüfusunun sadece 3.4 milyarının kişi başına günde ortalama; 50 litre su alabiliyor. Geriye kalan iki milyar kişinin ise, temiz su olmaması yüzünden salgın hastalıklar, açlık ve ölümle karşı karşıya bulunduğunu bildiriyor.. UNESCO’nun hesaplarına göre ise, her gün susuzluğa bağlı olarak 40.bin çocuk ishal, kolera gibi hastalıklardan yaşamını yitiriyor. Ürdün’deki bazı kasabalarda yaşayanlara, haftada yalnızca iki gün içme ve kullanma suyu verilebiliyor. Çin’de yapılan bir çalışmada, su kaynaklarının sadece 700 milyon kişiye yetişebileceği sonucu ortaya çıktı.
Susuzluktan bazı uygarlıkların yok olduğu biliniyor. Son yüzyıl içinde de benzer olaylarla karşılaşılıyor.1899’da Pnoenik kenti, iki yıl susuzluk sonucu yok oldu. 1954 -1958 kuraklığından bir milyonun üstünde kişi, Rio de Jenerio ve San Paulo gibi güney kentleri çevresine göç etmek zorunda kaldı.
Tokyo’da da 1964 yılında 41 günlük ciddi su krizi yaşandı.. 1976-1977’de İngiltere ve ABD’nin batısı kuraklıktan etkilendi.
Polonya’da nehirlerin üçte birinin hiçbir amaçla kullanılamayacak kadar kirli olduğu ortaya çıkarıldı. Meksiko City’de musluklardan devamlı su akmadığı, aktığı zaman ise sarı renkli ve kurtlu olduğu görüldü.. ABD’de EPA (Emerion Protetion Agency) tüm akarsu ve göllerin yaklaşık yarısının ve bazı yer altı sularının kirlilik nedeniyle kullanılamaz durumda olduğu belirlendi.
Ülkemizi de çok yakından ilgilendiren bu ciddi su krizi nedeniyle, hepimizin bazı önlemler alması gerektiği ortada. Peki ama ne yapalım dersiniz?
Hadi gelin biz de bu korkutucu tehlikeye biraz mizahi bir boyut getirelim ve şu önlemlerin alınabileceğini söyleyelim:
l) Su böreği ve sulu köfteyi az tüketelim.
2) Gidenin arkasından su dökmeyelim.
3) Kimseye sulanmayalım.
4) Sulu boya değil, kuru boya kullanalım.
5) Meyve suyu değil, posasını tüketelim.
6) Kimseyle aramızdan su sızdırmayalım.
7) Çok yürüyüp ayaklarımıza kara sular indirmeyelim.
8) Kimseyi bir kaşık suda boğmayalım.
9) Havadan konuşalım, sudan konuşmayalım.
10) Samanın altından su yürütmeyelim.
11) Pişmiş aşa su katmayalım.
12) Sulukule ekibini fazla izlemeyelim.
13) Olayları sulandırmayalım.
14) Sudan nedenlere fazla kafamızı takmayalım.
15) Su terazisi kullanmayalım.
16) Rakımıza su katmayalım. İçenler de sek içsin!
Elbetti tüm bunlar işin şakası. Biz konunun daha fazla suyunu çıkarmadan konunun ne denli ciddi olduğunu aklımızdan çıkarmayalım ve hepimiz üzerimize düşen önlemleri almaya çalışalım.
yilmaztunckol@mynet.com
ytunckol@hotmail.com
(28.07.2010)
|