TGC Radyo’nun 90. Yılını kutladı

 

TGC Burhan Felek Konferans Salonu’nda düzenlenen “Radyo Gazetesi Etkinliği”ne konuşmacı olarak TGC Başkanı Turgay Olcayto, Prof. Dr. Özden Cankaya,sunucu Nevin Akkaya ve Ahmet Özdemir katıldı. 

İSTANBUL- Radyonun 90 yıllık hikayesini paylaşmak için, radyonun emekçileri, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin ‘Radyo Gazetesi’ etkinliğinde bir araya geldi.

16 Mayıs 2017 Salı, saat 14.00’te yapılan toplantıyı sunan TGC Genel Sekreteri Sibel Güneş, “Türkiye Gazeteciler Cemiyeti olarak kurulduğu ilk günden bu yana hayatımızın ayrılmaz bir parçası olan radyonun kuruluş yıldönümünü radyonun emekçileriyle birlikte kutluyoruz” diye konuştu.

Toplantıda konuşan Kültür Sanat Komisyonu Başkanı Fahri Aral ise düzenlenecek toplantılarda radyo yayıncılığını değişik boyutlarıyla ele alınacağını söyledi.

Toplantının moderatörlüğünü yapan TGC Başkanı Turgay Olcayto ise 1967 yılında çalışmaya başladığı İstanbul Radyosu’nun aile gibi olan çalışma ortamına dikkat çekti. Radyonun haber bölümünde görevli kişilerle, teknik personelin hep ortak çalıştıklarını vurgulayan Turgay Olcayto sözlerini şöyle sürdürdü:
“Her eve bir sabit telefon bile düşmediği yıllardı. Her sabah yayın postasının açılmasıyla teleks nöbeti tutulurdu. TRT’nin hemen her bölümünde görev aldım. Ama radyo haberciliğinin bende hep ayrı bir yeri oldu. Ne televizyonda çalışırken ne de program yaparken radyoda aldığımız keyfi alamadım. TRT’nin özerk yapısı kısa sürdü. Uzun yıllar TRT mali bakımından özerk ama tarafsız bir kurum kimliği ile çalıştı. Kamu hizmeti yayıncılığı gören bir kurumun daha nesnel haberler ve programlar üretmesi gerekirdi diye düşünüyorum. Aslında TRT’nin kuruluş amacında da halkı, bilgi, görgü ve kültürünü belirli bir düzeye çıkarma görevi çalışanlara yüklenmişti. Ama TRT bu misyonundan hızla uzaklaştı.”
PROF. DR. ÖZDEN CANKAYA: RADYO YAYINCILIĞININ 1927’DE BAŞLAMASI BİR BAŞARIDIR
1970-1981 yılları arasında TRT’de program yapımcısı ve televizyon denetim uzmanı olarak çalışan Aydın Üniversitesi İletişim Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Özden Cankaya radyonun hala canlılığını koruduğunu söyledi. Türkiye’de radyo yayıncılığının 1927 yılında başlamasının övünülecek bir başarı olduğuna işaret eden Prof. Dr. Özden Cankaya şöyle konuştu:
“Radyo kurulduğu yıllarda yayınlar eğitim amaçlı olarak düşünülmüştü. Radyonun Türkiye’de kısa sürede kurulması Atatürk’ün bu konuda ne kadar ileri görüşlü olduğunu gösteren bir olaydır. İlk radyo yayınları telsiz vericileriyle yapılmıştır. Genellikle devletin çalışmalarının anlatıldığı yayınlardır. Daha sonra kültür sanat yayınları başladı. Radyonun özerk bir yapıya kavuşturulması ise 1980’den sonra gündeme geldi. Ama özerklik tam anlamıyla sağlanamadı. Biz şimdi genç akademisyen arkadaşlarımızla radyoya emek veren insanların biyografilerini fotoğraflarıyla yayınlamak istiyoruz. İstanbul Radyosu’na vefa borcumuzu ödemek istiyoruz. İlgilenenlerin bize başvurmasını istiyoruz.”

NEVİN AKKAYA: RADYODA 40 YIL GÖREV YAPTIM
1970 yılında TRT İstanbul Radyosunda Prodüktör- Spiker olarak görev yapmaya başlayan Nevin Akkaya 40 yıl bu kurumda görev aldı. Nevin Akkaya özellikle radyonun edebiyat programlarını seslendirdi. Özel eğlence programları haricinde 2 sene kadar da TRT FM’de ‘‘Gece’ye Doğru’’ adlı tematik şiir programını hazırlayıp sundu. TRT İstanbul Radyosu’ndan emekli olan Akkaya, “90. yılını kutladığımız radyo benim çocukluğumda sihirli bir kutuydu. Hep içini görmek isterdim” dedi ve şöyle devam etti:

“Radyonun yayın ilkeleri vardı. Amaç izleyicinin beğenisini belli bir düzeye çıkarmaktı. Kültür sanat programları bu amaçla yapılırdı. Daha sonra rating kaygısı başlayınca bu ilkeler alt üst oldu. Benim çalıştığım yıllarda sık nöbet tutardık. Yayın sabah 05.00’de başlardı. Biz de İstanbul Radyosu’na giderken kentin uyanışını görürdük. 12 Eylül 1980 darbesinde radyoda nöbetteydim. Geçici görevlerle Türkiye’nin birçok ilinde görev yaptım. Türkiye’nin farklı kültürlerini gördüm. Dinleyici ile bütünleşen çok güzel programlar gerçekleştirdik.”

AHMET ÖZDEMİR: GÜNDE ÜÇ SAAT 23 DAKİKA RADYO DİNLENİYOR
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Genel Sekreter Yardımcısı Ahmet Özdemir ise radyo yayıncılığının hiç bitmeyeceğini, radyo yayınlarının UNESCO’nun araştırmasına göre dünyanın yüzde 95’ine ulaştığını söyledi.

Türkiye’de günde ortalama üç saat 23 dakika radyo dinlendiğine işaret eden Ahmet Özdemir, şöyle konuştu:
“Türkiye Belçika ve Macaristan’dan sonra en fazla radyo dinlenen ülke. Radyo bana göre halk üniversitesiydi. Amaç eğitimdi. Kültür ve sanat programlarıyla halkın kültürünü dolaylı yoldan yükseltmeyi hedefliyordu. Örneğin Radyo Tiyatrosu dinleyiciler tarafından dört gözle beklenirdi” diye konuştu.

TGC Kültür Sanat Komisyonu üyeleri Gülay Oktar ve Esin Yolçınar ise toplantıda kendilerini radyonun ara kuşağı olarak tanımladılar. Radyoda bantlarla yayın yapılan dönemde göreve başladıklarını şimdi de dijital yayın süreci içinde görevlerini sürdürdüklerini söylediler. Toplantıya katılan Yaşar Özürküt, Mehmet Gündüz, ve Şahin Tekgündüz ise İstanbul Radyosu ile ilgili anılarını paylaştılar.
Toplantıya Gazeteciler Sosyal Dayanışma Vakfı Başkanı Selami Turgut Genç, TGC Onur Kurulu üyesi Engin Köklüçınar, Balotaj Kurulu üyeleri Muammer Tuncer, Haşmet Yavuz ve Kültür Sanat Komisyonu Üyesi Yasemin Arpa’nın da içinde olduğu çok sayıda gazeteci katıldı.