TGC Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Bilgilendirme Toplantısı düzenledi

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Kadın Gazeteciler Komisyonu’nun düzenlediği bilgilendirme toplantısında “toplumsal cinsiyet eşitliğinin kadın ve erkeklerin toplumsal cinsiyet rolleri ve sorumlulukları ne olursa olsun, onlara eşit fırsatlar ve imkanlar sunulması” demek olduğu vurgulandı.

İSTANBUL-Dünya Kadınlar Günü Haftası’nda Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Bilgilendirme Toplantısı yaptı. TGC Kadın Gazeteciler Komisyonu’nun düzenlediği toplantı 9 Mart Perşembe günü 15.00’de Cağaloğlu’ndaki TGC Burhan Felek Konferans Salonu’nda yapıldı. Toplantıda Türkiye’de nüfusun yarısının kadın olduğu ancak siyasette eşit temsil edilmediğine dikkat çekildi. Siyasi partilerin Türkiye’deki kadın hareketiyle yakın çalışma içinde olması, kadın örgütleriyle işbirliği, ortak projeler geliştirmesi istendi. Partilerin kadına yönelik uluslararası anlaşmaların uygulanmasını takip etmesi gerektiği, kadın-erkek eşitliğine sahip çıkması talep edildi.

Toplantı Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Turgay Olcayto’nun açılış konuşmasıyla başladı. Başkan Olcayto, kadınların enerjisinin dünyayı değiştirebileceğine dikkat çekerek “TGC Kadın Komisyonumuz başarılı çalışmalar yapıyor. Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nüzü kutluyorum. Kadın üyelerin enerjisi ve heyecanıyla Türkiye Gazeteciler Cemiyeti çok verimli çalışmalar yapıyor, yapacak” diye konuştu.

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Genel Sekreteri Sibel Güneş ise yönetim, denetim, balotaj ve onur kurullarında kadın gazetecilerin sayısının arttığını vurguladı. Kadın gazetecilerin Cemiyetin etkinliklerine de düzenli katıldıklarını hatırlatan Genel Sekreter Sibel Güneş “Kadınlar gazetecilik mesleğinde fark yaratıyorlar. Cemiyetimizin kurullarında ve komisyonlarında da çalışma heyecanlarıyla bu farkı hissettiriyorlar” dedi.

Kadın Gazeteciler Komisyonu Başkanı Pınar Aktaş ise TGC üyeleriyle 8 Mart Dünya Kadınlar Gününde yürüdüklerini, toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda yapılacak çalışmaları sürdüreceklerini belirtti. Pınar Aktaş, TGC Kadın Gazeteciler Komisyonu’nun 2014 yılında kurulduğunu ve medya için cinsiyetçi dilin değişmesine hizmet edecek bir kılavuz gerçekleştirdiklerini vurguladı.

KADINLAR HAKLARINI BİLMELİ, YENİ HAKLAR TALEP EDEBİLMELİ

Sosyal Dayanışma Ağı’ndan Çiğdem Aydın toplantıda toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda bilgi verdi. Çiğdem Aydın şöyle konuştu:

“Toplumsal Cinsiyet, kadın ve erkeklerin sosyal, kültürel ve toplumsal açıdan tanımlanmasını, toplumların kadın ve erkeği birbirinden ayırt etme biçimlerini ve onlara verdiği toplumsal rol ve sorumlulukları ifade eden tanımdır. Toplumsal Cinsiyet Eşitliği kadın ve erkeklerin toplumsal rol ve sorumlulukları farklı olsa da hayatın her alanında eşit haklara sahip bireyler olarak yaşamalarını ifade eden tanımdır. 224 kültür üzerindeki bir araştırmaya göre, sadece 5 kültürde yemek pişirme işi tamamen erkeklere, 36 kültürde ev inşa etme işi tamamen kadınlara ait. Anayasamıza göre Türkiye’de yaşayan kadın erkek bütün yurttaşlar eşit haklara sahiptir. Eğitim görme, çalışma, evlenme, seçme ve seçilme, şiddet görmeme, barınma, sağlık hizmetlerinden yararlanma gibi temel haklar kadın erkek tüm yurttaşlar için eşittir. Eşitlik, aynılık değildir. Eşitlik, bir insana sunulan fırsat ve imkanların eşit olması demektir. Toplumsal cinsiyet eşitliği de kadın ve erkeklerin toplumsal cinsiyet rolleri ve sorumlulukları ne olursa olsun, onlara eşit fırsatlar ve imkanlar sunulması demektir. Toplumsal cinsiyet kalıplarının farkında olmalı, kadınlara ait rol ve sorumluluklardan bize dayatılanı değil, istediğimizi seçmeliyiz. Var olan haklarımızı kullanmalı, yeni haklar talep etmeliyiz. Toplumsal yaşamın her alanına katılmalı ve çocuklarımızı kız erkek ayrımı yapmadan, eşit şekilde yetiştirmeliyiz.”

ÇALIŞMA YAŞAMINDA KADININ DURUMU

Kadının iş yaşamındaki hakları konusunda da bilinçli olması gerektiğine işaret eden Çiğdem Aydın sözlerini şöyle sürdürdü:

“İlk defa 1988-1999 tarihleri arasında işe başlayan kadın sigortalıların emekli olabilmesi için 20 yıl ve 44-54 yaş, ayrıca 5225 – 5975 (her yıl 75 gün artarak) gün prim ödemiş olma şartı vardır. İlk defa 08.09.1999-30.04.2008 tarihleri arasında işe başlayan kadın sigortalıların SGK’dan emekli olabilmesi için günü doldurmaları halinde 58 yaşında, 4500 günü doldurarak, 25 yıllık sigortalılık süresini de tamamladıktan sonra yaş haddinden emekli olabileceklerdir. 30.04.2008 tarihinden sonra sigorta başlangıcı olan kadın sigortalılar; 7200 gün doldurarak 60 yaşında, 5400 günü doldurarak 63 yaşında yaş haddinden emekli olabileceklerdir.”

KADINLAR SİYASETTE EŞİT TEMSİL EDİLMİYORLAR

Semiha Öztürk ise Türkiye’de siyasette ve bürokraside kadının temsiliyle ilgili bilgiler verdi:

“TBMM’de 469 erkek- 81 kadın MV var (% 14.4) Bugüne dek sadece üç kadın müsteşar oldu. Bugüne dek sadece üç kadın vali oldu. 957 Kaymakamlıkta 24 kadın kaymakam var . Bugüne dek sadece iki kadın İl Milli eğitim Müdürü oldu (Samsun ve Bilecik) Üst düzey kamu personelinde kadın oranı %10 (2015). İçeride önemli sorunlarımız var. Partilerde erkek egemen bir yapı var. Parti içi demokrasisi liderin iki dudağı arasında. Kadınları dışlayan söylemler, davranışlar hakim. Kadının annelik ve bakım görevlerinin siyasette de sürdürülmesi bekleniyor. Dışarıdaki sorunların başında annelik ve ev işlerinin birinci görev kabul edilmesi geliyor. Mali sorunlar, öz güven eksikliği, geleneksel yapı siyasette kadının karşısına çıkan engeller. Kısa vadede yasaların düzenlenmesi, uygulamaların takibi gerekiyor. Uzun vadede ise örnek kişi-olaylar ve medya yoluyla, kadınları ikinci sınıf gören geleneksel yapıdaki davranış ve tutumları değiştirmek hedeflenmeli. Kadınlar nüfusun yarısı. Demokrasi, katılım ve temsil demektir, kadınlar temsil edilmiyor. Şiddete ve töre-namus cinayetlerine kurban ediliyor. Başlık parası, berdel, ensest mağduru oluyor. Eğitimde, sağlıkta, istihdamda, siyasette ayrımcılığa uğruyor. Nüfusun yarısı bu durumdayken demokrasiden söz edilebilir mi? Kalkınmayı nasıl başaracağız. Bu sorunların çözümü için Siyasi Partiler, Türkiye’deki kadın hareketiyle yakın çalışma içinde olmalı. Kadın örgütleriyle işbirliği yapmalı, ortak projeler geliştirmeli. Kadına yönelik uluslararası anlaşmaların uygulanmasını takip etmeli. Parti içi ve dışı politikalarda kadın-erkek eşitliğini vurgulamalı.”

KADINCA DERGİSİ KADINLARIN YAŞAMINI DEĞİŞTİRDİ

Toplantıda kadın hareketinin gelişmesinde pozitif etki yaratan yayın organları da ele alındı. Bunlardan biri de Kadınca Dergisi oldu. Yeni Asır Gazetesi Yazarı Seda Kaya Güler Kadınca’nın kadınların, genç kızların yaşamını değiştirdiğini belirterek şöyle konuştu:

“İlk olarak cinselliğin konuşulduğu, masaya yatırıldığı, onların uzmanlarca konuşulduğu yazılar yer alıyor. Bugün bu cesurlukta yazılar medyada yer almıyor. Kadınca 100 bin satıyordu. Aşkı, evliliği sorgulayan röportajlara yer veriyordu. Bu anlamda önemli bir fark yarattı.”

Toplantı 8 Mart Haftası - Eşit Haklar Kokteyli ile son buldu.