TGC’DEN PROF. DR. İOANNA KUÇURADİ İÇİN BAŞSAĞLIĞI MESAJI
TGC’den T24’e dayanışma ziyareti
İSTANBUL- Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu üyeleri internet sitesi ve sosyal medya hesapları kapatılan T24 internet sitesinin İstanbul’daki ofisini ziyaret etti.
TGC’nin İklim Konferansı’nda gazetecileri susturma amaçlı davalara karşı hukuki mücadele yolları tartışıldı
İstanbul’da yapılan ve iki gün süren TGC İklim Haberciliği Konferansı tamamlandı.
TGC: T24’e yönelik hukuk dışı kapatma ve erişim engeli kararı derhal kaldırılmalıdır
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti İklim Haberciliği Konferansı İstanbul’da başladı
İki gün devam edecek konferansa yerel ve yaygın medyadan 60 gazeteci katılıyor. Dokuz oturumdan oluşan konferansta iklim krizinin boyutu, alınacak önlemlerle iklim haberciliği konusunda uzmanlaşmanın önemine dikkat çekilecek
TGC: Merdan Yanardağ serbest bırakılmalıdır
İSTANBUL- Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Yönetim Kurulu, Silivri’de tutuklu bulunan gazeteci Merdan Yanardağ’ın 29 Eylül 2026 Salı günü İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davasını takip etti.
TGC Yerel Medya Temsilcileriyle 88. Toplantıyı yaptı
İSTANBUL-Türkiye Gazeteciler Cemiyeti 88. Yerel Medya Toplantısı’nı yaptı. İstanbul’da bir araya gelen yerel medya temsilcileri, illerdeki medya kuruluşlarında görev yapan gazetecilerin yaşadığı sorunları, gazete, internet sitesi, radyo ve televizyonların ayakta kalmak için verdiği mücadeleyi dile getirdi.
TGC İklim Haberciliği Konferansı düzenliyor
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) tarafından düzenlenen İklim Haberciliği Konferansı, 29-30 Eylül 2026 tarihlerinde The Marmara Taksim Hotel’de gerçekleştirilecek. İki gün sürecek konferansta iklim değişikliğinin nedenleri ve sonuçlarından enerji ve ekonomiye, sağlıktan iklim politikalarına, COP sürecinden kaynak, veri ve doğrulamaya kadar pek çok konu gazetecilik açısından ele alınacak.
TGC: Gazeteci Selahattin Günday serbest bırakılmalıdır
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında tutuklanan gazeteci Selahattin Günday’ın serbest bırakılması için açıklama yaptı. Açıklamada “Bir muhabirin, çekmediği bir görüntü nedeniyle, yürürlükte olmayan bir kanun maddesiyle ve zaman aşımına uğramış bir iddiayla özgürlüğünden yoksun bırakılması kabul edilemez. Hukukun üstünlüğü, adil yargılanma hakkı ve basın özgürlüğü ilkeleri doğrultusunda, Selahattin Günday’ın serbest bırakılmasını talep ediyoruz” denildi. Açıklamada şu görüşlere yer verildi:
“Gazeteci Selahattin Günday, Kaşif Kozinoğlu'nun 2011 yılında Silivri Cezaevi'nde yaşamını yitirmesine ilişkin, aradan geçen 15 yıl sonra yeniden başlatılan soruşturma kapsamında tutuklanmıştır. Halkın haber alma hakkına hizmet eden gazetecilerin, somut delillerden ve hukuki gerekçelerden yoksun tutuklama kararlarıyla özgürlüklerinden mahrum bırakılması, sadece bireysel bir hak ihlali değil, aynı zamanda toplumun bilgi edinme hakkına vurulmuş ağır bir darbedir. Unutulmamalıdır ki, demokratik sistemlerde gazetecilere tanınan güvenceler gazetecinin şahsına değil, doğrudan toplumun haber alma hakkına tanınmış güvencelerdir.
MESLEKTAŞIMIZ OLAY TARİHİNDE ADLİYE MUHABİRİYDİ
Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre, Selahattin Günday olay tarihinde adliye muhabiri olarak mesleğini icra etmekteydi. Kendisine yöneltilen ‘istihbarat faaliyetiyle ilgili bilgi ve belgeleri ifşa etmek’ ve ‘kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak’ isnatlarının dayandığı görüntüyü çekmediği, ‘görevinin muhabirlik olduğu, kameraman olmadığı yönündeki beyanı’ kamuoyuyla paylaşılmıştır. Bu beyanı çürüten bir teknik delilin dosyada bulunduğuna dair herhangi bir bilgi de kamuoyuna yansımamıştır.
HERKESİN BİLDİĞİ BİR BİLGİ, İSTİHBARAT SIRRI SAYILAMAZ
Tutuklama talebinde, Günday'ın hangi görüntüyü çektiği, hangi bilgiyi ele geçirdiği ve bunu nerede yayımladığı belirtilmemiştir. Yine kamuoyuna yansıyan bilgiler arasında; dosyaya sunulduğu bildirilen bir belgede, söz konusu görüntüyü ilk kez çeken kişinin başka bir ajans muhabiri olduğu, bizzat o kişinin kendi ifadesiyle yer aldığı belirtilmektedir. Kozinoğlu'nun kimliği ve adliyeye geleceği bilgisinin, olay tarihinde zaten basında yer aldığı, kamuoyunca bilindiği de anlaşılmaktadır. Kamuoyunca bilinen bir bilgi istihbarat sırrı sayılamaz. Bu bilgiler ışığında şunu tekrar hatırlatırız; bir kamu görevlisinin adliyeye gelişi kamuoyunu ilgilendiren bir olaydır; olayın kendisi haberdir ve haber yasaklanamaz.
KANUNLAR GERİYE YÜRÜTÜLEMEZ
Meslektaşımızın avukatı, tutuklamaya dayanak gösterilen kanun maddesinin iddia edilen eylem tarihinde, bugünkü haliyle yürürlükte olmadığını da belirtmiştir. Kanunlar geriye yürütülemez. Savunma, ayrıca isnat edilen fiil üzerinden kanuni zaman aşımı süresinin dolduğunu ileri sürmüş, karar bu itiraza gerekçeli bir yanıt vermemiştir. Tutuklama kararındaki kaçma, delil karartma ve baskı ihtimaline dair ifadeler, hiçbir somut olguya dayandırılmamıştır.
HABERİN VERİLMESİNDE KAMU YARARI VARSA, GÜNCELSE HUKUKA UYGUN KABUL EDİLİR
Anayasa'nın 26. maddesi, düşünceyi açıklama ve yayma özgürlüğünü, 28. maddesi ise basın özgürlüğünü güvence altına almaktadır. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 26. maddesi, ‘hakkını kullanan kimseye ceza verilmez’ hükmünü taşır. Haberin verilmesinde kamu yararı varsa, güncelse ve meslek ilkeleri gözetilerek yapılmışsa, o haber sonuçları ne olursa olsun hukuka uygun kabul edilir.
Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi'nde gazeteciliğin temel amacı, halkın gerçekleri öğrenme hakkına hizmet etmek olarak tanımlanmıştır. Selahattin Günday, bu amaç doğrultusunda, adliye önünde kamuya açık bir haber takibi yapmıştır. Bir muhabirin, çekmediği bir görüntü nedeniyle, yürürlükte olmayan bir kanun maddesiyle ve zaman aşımına uğramış bir iddiayla özgürlüğünden yoksun bırakılması kabul edilemez.
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti olarak; hukukun üstünlüğü, adil yargılanma hakkı ve basın özgürlüğü ilkeleri doğrultusunda, meslektaşımız Selahattin Günday hakkındaki tutuklama kararının yeniden değerlendirilmesini ve serbest bırakılmasını talep ediyoruz. #Gazeteciliksuçdeğildir.”
TGC: Tutuklu üyemiz Hüseyin Aykan serbest bırakılmalıdır
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu yaptığı bir haber nedeniyle tutuklanan Bolu Gündem Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hüseyin Aykan’ın özgür bırakılmasını isteyen bir açıklama yaptı. Açıklamada şu görüşlere yer verildi