Başkan Olcayto: “Gazetecinin ilk işi sorgulamak”

Nişantaşı Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü öğrencileri Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Basın Müzesi’ni ziyaret etti. Öğrenciler, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin çalışmaları ve Basın Müzesi hakkında bilgi aldı. 

İSTANBUL - Nişantaşı Üniversitesi Gazetecilik Bölümü’nden 30 öğrenci ve branş öğretmenleri, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Basın Müzesi’ni ziyaret etti. Ziyarette; Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Turgay Olcayto, Genel Sekreter Sibel Güneş, Genel Sekreter Yardımcısı Ahmet Özdemir hazır bulundu.

BAŞKAN OLCAYTO: GAZETECİLİK KAMUOYU YARARINA YAPILAN BİR MESLEKTİR

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Turgay Olcayto, şunları söyledi:

“Gazetecilik zor dönemden geçiyor. Gazeteciler arasında bir dayanışma yok. Gazetecilerin sendikalaşma oranı yüzde 3,5 ve sendika sayısı 5. Gazetecilik aynı zamanda özveri mesleğidir.  Kamuoyunu aydınlatan, halkın haber alma hakkını koruyan bir meslektir. İlk işimiz sorgulamak, irdelemektir. Gazetecilik, askerlik, polislik gibi bir kamu yararı gözeten bir meslektir. Halka yararlı olmak için çalışır. Basın özgürlüğünün evrensel alanda bir tanımı vardır. Basın özgürlüğü, halkın haber alma, bilgilenme, gerçekleri öğrenme hakkıdır.

İktidara gelen her siyasi parti,’ basın özgürlüğünü getireceğiz’ diye vaatlerde bulunur. Ancak iktidara geldiği zaman sadece kendini öven gazetecilere kapılarını açar. Patronaj, kesiminin çoğunluğu iş sahibi. Dolayısıyla hükümetle iktidarın ilişkileri var. İktidarın işine gelmeyen haberleri zaten vermiyorlar. Patronunun ne iş yaptığını bilen çalışanlar is, ‘Bu haberi zaten koymazlar’ diyerek kendine oto sansür koyuyor. Türkiye’de olaylar yaşanır yaşanmaz, ardından yayın yasakları geliyor. Halkı aydınlatamıyorsunuz. Ne olduğunu, ne bittiğini duyuramıyorsunuz. Bunun sakıncası car mı?  Bu defa fısıltı gazetesi başlıyor. İnsanlar daha çok endişe işine düşüyorlar. Sağlıklı bir açıklama yapılırsa, haber serbest bırakılırsa aynı durum ortaya çıkmaz. Biz gazeteci olduğumuz halde o haberlerin arkasında ne olduğunu bugüne kadar öğrenebilmiş değiliz. Bunlar basın özgürlüğünü etkileyen şeyler.  Basın sektöründeki bir diğer önemli sorun ise işsizlik. Serbest gazeteciliğin de koşulları belirlenmiş durumda. Gazeter küçülmeye, sayfa sayılarını azaltmaya gidiyor. Buna rağmen iletişim fakültelerinin sayısı artıyor. Gerçekten güç bir durum."

MESLEĞİNİZDE UZMANLAŞIN

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Genel Sekreteri Sibel Güneş,  TG’nin faaliyetleri ve Basın Müzesi’nin çalışmaları hakkında bilgi verdi:

“Basın Müzesi, Türkiye’nin ilk basın müzesi. Dünyanın sayılı basın müzelerinden bir tanesi. 30 bin kitabı olan yılda 5 bin araştırmacının yararlandığı bir müze. Eskiden sansür binası olarak kullanılırmış. O açıdan da Basın Müzesi olarak kullanılması çok kıymetli. Öldürülen Gazeteciler Galerisi var. Burası, meslektaşlarımızın hayatını nasıl kaybettiği gösteren bir kara tablo.  Yıl içinde müze çeşitli sergilere de ev sahipliği yapıyor. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, Türkiye’nin en yaygın meslek örgütü. 3 bin 840 üyesi var. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, meslektaşlarının haklarını koruyor. Yayın yasaklarına karşı dava açıyor. Gazetecilerin emniyete girmeleri yasaklanmıştı bununla ilgili açtığımız davada yürütmeyi durdurma kararı alındı. Meslektaşlarımız hakkında   sürekli dava açılıyor. Sadece 17-25 Aralık süreciyle ilgili 60 gazeteciye 120 dava açıldı. Düzenli olarak duruşmaları izliyoruz.  Tutuklu meslektaşlarımızı ziyaret ediyoruz. Uluslararası kampanyalar düzenliyoruz. Hak ihlallerini görünür kılmaya çalışıyoruz. Yerel Medya Seminerleri düzenliyoruz. Yılda 700 gazeteciye sertifika veriyoruz. Düzenlediğimiz beş önemli ödül var. Sizler gazeteci adayısınız. Belli bir alanda uzmanlaşmanızı tavsiye ederim. Gazetecilikte işsizlik olsa bile kalite ve uzmanlaşma çok kıymetli. Gazetecilik yaparken kendinizi iktidar ve muhalefet aygıtı olarak kullandırmayın. Mesleğinizi nesnel olarak yapın.”

AHMET ÖZDEMİR: GAZETECİLİK AŞKTIR

TGC Genel Sekreteri Ahmet Özdemir ise şunları söyledi:

“Gazetecilik aşk mesleğidir. Belki bazı istisnalar dışında çok büyük ekonomi koşullara sahip olmayabilirsiniz ama mesleğinize kendinizi verirseniz gönül coşkunluğu içinde yürütürsünüz. Meslek ilkelerine bağlı kalmanız bu yüzden çok kıymetli. Türkiye Gazetecilik Hak ve Sorumluluk Bildirgesi bu açıdan geniş bir bildirge. Onu dikkate almanızı ve izlemenizi tavsiye ederim.”