Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Gazeteci Merdan Yanardağ’ın duruşmasını izledi

 Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Genel Sekreteri Sibel Güneş ve Genel Saymanı Gülseren Ergezer Güver, ABC Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ’a açılan ‘Cumhurbaşkanına hakaret’ davasının duruşmasını izledi. Duruşma 14  Haziran’a ertelendi.

İSTANBUL - ABC Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ, dün hakim karşısındaydı. Yanardağ’ın 'Erdoğan'ın kanlı planı' ve 'CHP kanlı planın farkında değil'  başlıklı yazıları nedeniyle açılan ‘Cumhurbaşkanına hakaret’ davasının ilk duruşması,  İstanbul Adalet Sarayı Şehit Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz Yerleşkesi’nde görüldü.  Duruşmayı;  Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Genel Sekreteri Sibel Güneş ve Genel Saymanı Gülseren Ergezer Güver, Türkiye Gazeteciler Sendikası Genel Başkanı Uğur Güç’ün de aralarında bulunduğu çok sayıda gazeteci izledi.

 

TGC GENEL SEKRETERİ SİBEL GÜNEŞ: GAZETECİLİK SİYASETÇİLERİ MEMNUN ETME İŞİ DEĞİL

Duruşmayı değerlendiren TGC Genel Sekreteri Sibel Güneş, şunları söyledi:

“Gazetecilik mesleği siyasetçilerin açtığı hakaret davaları nedeniyle yapılamaz hale geldi. Halkın haber alma hakkı, gerçekleri öğrenme hakkı için görev yapan gazeteciler, köşe yazıları, hazırladıkları haberler nedeniyle  siyasetçiler tarafından ‘hakaret’ kapsamına alınıyor. Gazeteciler açılan davalar nedeniyle hemen hemen her gün mahkeme salonlarına gidiyor.  AİHM kararları, evrensel hukuk normları;  toplumu sarsan şok edici haberlerde bile gazetecilik faaliyetlerinin engellenmemesi için bir çok karar vermiştir.  Türkiye’deki siyasetçilere, gazeteciliğin siyasetçileri memnun etme olmadığını, halkı bilgilendirme, gerçekleri anlatma olduğunu hatırlatmak isteriz.”

 

MUHALİF BİR GAZETECİ OLDUĞUMU HERKES BİLİYOR

Merdan Yanardağ, savunmasında şunları dile getirdi:

“Ben bir gazeteciyim. Habercilik faaliyeti içerisinde analiz niteliğinde görüşlerimi yazdım. Ayrıca Ankara’da güvenilir bulduğum kaynaklardan edindiğim bilgileri kendi gözlemlerimle bir analiz niteliğinde haber olarak bildirdim. Amacım kamuoyunu bilgilendirmek ve iktidarı da uyarmaktı.  Burada bir yorum söz konusudur. Kaldı ki yazıda söylenmiş olan bir çok şey de gerçekleşmiştir. 7 Haziran seçimleri iptal edilmiştir. Yüzde 4 civarında bir oy kayması yaşanmıştır. Fiilen silahlar susmuşken seçimden hemen sonra Güneydoğu bölgesinde bir çatışma ortamı olmuştur.  Suruç patlaması ardından Ankara ve İstanbul’da olan patlamalar ülkeyi bir kaos ortamında sürüklemektedir. Bunlar yorum olarak verilmiştir. Bu öngörüler gerçekleşmiştir. 30 yıllık gazeteciyim. Çok sayıda kitabım mevcuttur. Benim muhalif bir gazeteci olduğum zaten bilinmektedir. Bu çerçevede görüşlerimi bildirdim. Hakaret kastı mevcut değildir. Yazılarım içerisinde yorum ve analiz vardır.  Kullanılan “Kanlı Kaos Planı’ sözleri aslında bir terminolojidir. Bu nedenle kullanılmıştır. Ki bir sonraki nüshada kullanılan ibareler ile sadece iktidar değil muhalefet partisinin de eleştirildiği görülecektir. Sonuçta hakaret suçunu işlemediğimi düşünüyorum.”

DURUŞMA 14 HAZİRAN’A ERTELENDİ

Duruşma,  CMK 207 ve 216 maddeler uyarınca sanık müdafilerine ek delilleri ve yazılı beyanları için süre verilmesi karar verdi. Duruşma,  14 Haziran’a ertelendi.