Tan Gazetesi’nin Kadın Yazarları anıldı

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin düzenlediği “Tan Gazetesi’nin Kadın Yazarları” başlıklı toplantıda konuşan TGC Başkanı Turgay Olcayto, basının zor günler geçirdiğini söyledi. Başkan Olcayto, “İktidarın elindeki hem gazete sayısı hem ekran sayısı giderek çoğalıyor. Tek tip yayın halka sunuluyor” dedi.
 
 
İSTANBUL - Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, Tan Evi Kültür Avlusu’nda TGC Genel Sekreter Yardımcısı Ahmet Özdemir’in konuşmacı olduğu “Tan Gazetesi’nin Kadın Yazarları” başlıklı bir toplantı düzenledi. Toplantıya; Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Başkanı Turgay Olcayto, Genel Sekreter Sibel Güneş, Genel Sayman Gülseren Ergezer Güver, Genel Sekreter Yardımcısı Niyazi Dalyancı, Gazeteciler Sosyal Dayanışma Vakfı Sekreteri Engin Köklüçınar’ın da aralarında bulunduğu çok sayıda davetli katıldı. Toplantının moderatörlüğünü üstlenen TGC Genel Sekreteri Sibel Güneş, konuşmasına 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü kutlayarak başladı, Tan Evi toplantılarında bugüne kadar yapılan etkinlikler hakkında bilgi verdi.
 
Güneş, şunları dile getirdi:
 
“Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin Tan Evi toplantılarının 6.’sını gerçekleştiriyoruz. İlk toplantımızda “Dünden Bugüne Türk Basının Özgürlük Sorunu” konusunu ele aldık. TGC Önceki Onur Kurulu Başkanlarından Hıfzı Topuz konuşmacı olarak katıldı. 2. toplantıda Hürriyet Gazetesi Yayın Danışmanı ve yazarı Doğan Hızlan, “Babıali’de Bir Baskın: Tan” konusunda katılımcılara bilgilerini aktardı. 3. toplantıda “Basın İktidar İlişkileri”ne mercek tutuldu. Gazeteci - yazar Orhan Koloğlu, dünden bugüne basın iktidar ilişkilerini örneklerle anlattı. 4. toplantıda Radikal Gazetesi yazarı Altan Öymen konuşmacı olarak katılarak “Tan Olayı’nın Anımsattıkları” ile ilgili bilgi verdi. 5. toplantıda TGC Genel Sekreter Yardımcısı Ahmet Özdemir “Tan Gazetesi’nin şair yazarları” ile ilgili yaptığı araştırmayı katılımcılarla paylaştı. TGC basının sorunlarını dile getiren toplantılara devam edecek.”
 
 
MUHALİF BASIN GİDEREK KÜÇÜLÜYOR
 
Toplantının açılış konuşmasını Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Turgay Olcayto yaptı.
 
Başkan Olcayto, şunları dile getirdi:
 
“Basın güç günlerden geçiyor. Meslektaşlarımız büyük baskı altında çalışıyor. Halkın haber alma, gerçekleri öğrenme hakkı dediğimiz basın özgürlüğü, gazetecinin değil halkın haber alma özgürlüğüdür. Halkın doğru bilgi edinme hakkıdır. Bu hak ortadan kalkıyor. İktidarın elindeki hem gazete sayısı hem ekran sayısı giderek çoğalıyor. Tek tip yayın halka sunuluyor. Muhalif basınsa giderek küçülüyor. En son IMC Kanalı, TÜRKSAT uydusundan çıkarıldı. bu ortamda gazetecilik yapmak çok zor. Türkiye’de sık sık gazeteler basıldı. Gazeteler yakıldı. Kimi sol, kimisi Kürt diye yakıldı. Tan Gazetesi, tek parti döneminin kışkırtmasıyla ortaya çıkmış bir felakettir. Üniversite öğrencileri kışkırtılmıştır. Günümüzde de biliyorsunuz Hürriyet’e saldırıldı. Kapısı parçalanmaya çalışıldı. Bunlar yapılırken kapıda güvenlik güçleri, TOMA’lar vardı. Kimse müdahale etmedi. Böyle bir ortamda gazetecilik yapılıyor Türkiye’de. Ülkemizde çok sayıda iletişim fakültesi var. Tan Olayı’nı üniversite öğrencileri bilmiyor. Zaman zaman öğrencilere Tan Olayı’nı bilip bilmediklerini soruyoruz. Bilmiyorlar. Türkiye’de hâlâ sanki bir takım şeylerin konuşulması tabu.”
 
 
AHMET ÖZDEMİR: TAN GAZETESİ’NDE 10’UN ÜZERİNDE KADIN GAZETECİ YAZDI
 
 
Açılış konuşmasından sonra söz alan TGC Genel Sekreter Yardımcısı Ahmet Özdemir, Tan Gazetesi’nde 10’un üzerinde kadın gazetecinin yazdığını belirtti. Özdemir toplantıda Tan Gazetesi yazarlarından Suat Derviş, Kerime Nadir, Muazzez Tahsin Berkand hakkında bilgi verdi.
 
 
SUAT DERVİŞ YURT DIŞINA GİDEN İLK KADIN GAZETECİYDİ
 
Ahmet Özdemir, şöyle konuştu:
 
“Suat Derviş 1903 yılında İstanbul’da dünyaya gelmişti. 69 senelik yaşamında birçok esere ve birçok ilke imza attı. Ona yazarlık yolunu Nâzım Hikmet açtı. “Hezeyan” adlı şiirini kendisinden habersiz 1918’de Alemdar gazetesinde yayınlatmıştı. Gazetesinin edebiyat ekini yöneten Yusuf Ziya Ortaç, Suat Derviş’i “Türk edebiyatının göklerine doğan yeni bir yıldız” diye takdim etmişti. Suat Derviş, bu zamandan sonra başlayan profesyonel meslek olarak benimsediği yazarlığı, yaşamının sonuna dek sürdürdü. Nazım Hikmet’le arkadaşlıkları tek taraflı bir aşka dönüştü. Suat Derviş bu aşka karşılık vermese de, hayatının bütün dönüm noktalarında Nazim Hikmet her zaman yanında oldu. Son Posta gazetesinde çalışırken 1936 yılında Montrö Konferansı’nı izlemeye gitti. Yurtdışına giden ilk kadın gazeteciydi. Gazetecilik yaşamında Tan gazetesinin önemli bir yeri vardı. İkinci Dünya Savaşı öncesinde, Avrupa’daki politik çekişmeleri izlemek üzere yazarlarını dış ülkelere gönderen Tan gazetesi, Suat Derviş’i de Rusya’daki gelişmeleri izlemekle görevlendirmişti.
 
 
KERİME NADİR VE MUAZZEZ TAHSİN BERKAND’IN ÇALIŞMALARI
 
Kerime Nadir ve Muazzez Tahsin Berkand; Cumhuriyet'in ilk yıllarında yetiştiler. İlk eserlerini bu dönemde verdiler. Bu dönemde batılılaşmanın yeni bir dünya görüşü, hedef ve ideal olarak ortaya konduğu; milli değerleri de içinde barındıracak yeni bir yapılanmaya gidildiği dönemdir. Kerime Nadir çoğunlukla kavuşamamış âşıkların romanını yazdı. Muazzez Tahsin hep mutlu sonla bitirdi.
 
Kerime Nadir Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatının önemli yazarlarından biriydi. Onun da yolu, birçok gazete ile birlikte. Tan’dan geçmişti. Romanları baskı üstüne baskı yaptı ve yazarını bir anda şöhretin zirvesine taşıdı. Yalın ve herkesin anlayabileceği, kolay anlaşılır bir dil kullandı.
 
Muazzez Tahsin Berkand’ın asıl adı Muazzez Meryem’di. Romanlarında hep aşkı ve duygusal konuları işledi Kahraman olarak ele aldığı kişilerin büyük çoğunluğu dönemine göre çağdaş, ilerici kadınlardı. Bu kadınlar sadık, erdemli, onurlu, gururlu, çalışkan, dürüst kişilerdi. Aşk romanları olarak nitelenen bu eserler, bugün 1940’lı yılların cemiyet hayatının ve eski İstanbul'un nasıl olduğunu görmek isteyenler için oldukça hoş ibareler taşımakta, kaynak olarak yararlanılmaktalar.”