TGC önceki başkanlarından Şeyhül Muharririn  Burhan Felek mezarı başında anıldı

Şeyhül Muharririn Burhan Felek ölümünün 33. ölüm yıldönümünde mezarı başında düzenlenen törenle anıldı. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Turgay Olcayto, “Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin bu günlere ulaşmasında Burhan hocanın çok büyük emeği var” dedi.

İSTANBUL - Türkiye Gazeteciler Cemiyeti önceki başkanlarından Şeyhül Muharririn Burhan Felek,  33. yıldönümünde Karacaahmet’teki mezarı başında anıldı.  Anma törenine; Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Başkanı Turgay Olcayto, Önceki Başkan Orhan Erinç,  Genel Sekreter Sibel Güneş, TGC Balotaj Kurulu Başkanı Muammer Tuncer, Burhan Felek’in yeğeni Okşan Atasoy, gazeteci Orhan Atasoy, TGC İdare Müdürü Cem Çapanoğlu, TGC üyesi Şükrü Disanlı’nın da aralarında bulunduğu çok sayıda kişi katıldı.

 BAŞKAN OLCAYTO: BURHAN FELEK TGC’YE DAMGASINI VURDU

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Başkanı Turgay Olcayto, yaptığı konuşmada şunları söyledi:

“Burhan Felek hocamızı, 33. ölüm yıl dönümünde mezarı başında anıyoruz. Burhan Hoca’ya her gelişimizde iyi şeyler söylemek istiyoruz. Türkiye’de gelişen olaylar hakkında bilgi vermek istiyoruz.  Ama her yıl gazetecilerin daha zor, daha güç koşullar altında çalıştığını anlatmaktan başka bir şey gelmiyor elimizden. Bu yıl da maalesef öyle geçti. Seçimden sonra daha hükümet kurulmadı ama eski durumun devam edeceği görülüyor. Çok sayıda gazeteci arkadaşımız bir anda işsiz bırakıldı. Gazetelere baskınlar, kayyum atamaları gündemde. Yarınından endişeli bir basın topluluğumuz var. Burhan Hoca, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’ne damgasını vurmuş bir insan. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin bu günlere ulaşmasında Burhan hocanın çok büyük emeği var.”

ORHAN ERİNÇ: İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNDEN SÖZ ETMEK MÜMKÜN OLMUYOR

TGC önceki Başkanı Orhan Erinç ise görüşlerini şöyle dile getirdi:

“Burhan Felek ile önce Cumhuriyet Gazetesi’nde ardından da TGC Yönetim Kurulu’nda Burhan Bey’in tanımıyla 9 yıllık bir ‘kapı yoldaşlığımız’ oldu. Burhan hocadan çok şey öğrendiğimi söylemeliyim. Özellikle sözcük seçmesindeki uzmanlığını bugün bile anımsayarak saygıyla anarım. Burhan Beyin, basın özgürlüğü tanımı; ‘Bir bilgi ya da haberin kaynağından alındığı gibi yayınlanabilmesi’ idi. Bunda hem gazetecilere, hem de kamuya dersler vardır. Gazetecinin görevi aldığı bilgiyi değiştirmemektir. Gazetecilere; ifade özgürlüğünü sağlayacak hukuk ortamı yaratmak da yetkililere düşüyor.

Ama bugün ne yazık ki hem gazeteciler açısından hem kamu açısından ifade özgürlüğünden söz etmek artık mümkün olmuyor. Çünkü belirli odaklara göre haber ya da yorum oluşturan meslektaşlarımız var. Ama yine Burhan Felek’in dediği gibi umutsuzluğa kapılmamız gerekiyor. Bu dönemi de aşacağımızı düşünüyorum ve inanıyorum. Mezarı başında Burhan Bey’i saygı ve özlemle anıyorum.  Burhan Bey’in kişiliğinde aramızdan ayrılmış Cemiyet başkanlarına da saygılarımızı özlemlerimiz sunmak istiyorum.”

OKŞAN ATASOY: BURHAN FELEK 'BEN'DEĞİL 'BİZ' DERDİ

Burhan Felek’in yeğeni Okşan Atasoy, şöyle konuştu:

“Burhan Felek, hiçbir zaman ‘ben’ lafını kullanmazdı. Bana da ısrarla ‘ben lafını mümkün olduğunca kullanma’ derdi. Ben yerine ‘biz’i kullanmamı isterdi. Yazılarında daima ‘bizim görüşümüz, bizim düşüncelerimiz’i derdi. Neden biz denilmesini istediğini bugün çok net anlıyorum. Çünkü bugün, ‘ onlar, bunlar, bizler, sizler, ötekiler'le uğraşıyoruz. Biz kelimesinin gerçek anlamını Burhan Felek’ten bugüne niye taşıyamadığımızı derin derin düşünüyorum.”