Şeyhül Muharririn Burhan Felek mezarı başında anıldı

TGC önceki başkanlarından Şeyhül Muharririn Burhan Felek, ölümünün 35. yılında Karacaahmet’teki mezarı başında anıldı. Anma törenine; Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Başkanı Turgay Olcayto,  Cumhuriyet Vakfı Başkanı Orhan Erinç, TGC Genel Sekreteri Sibel Güneş,  Burhan Felek’in yeğeni Okşan Atasoy, ​Orhan Atasoy, Heves Atasoy, ​TGC üyeleri Seraceddin Zıddıoğlu, Metin Özyıldırım, TGC İdare Müdürü Cem Çapanoğlu katıldı.  

Anma töreninde konuşan TGC Başkanı Turgay Olcayto şunları söyledi: “Bugün 4 Kasım Şeyhül Muharririn Burhan Felek’in ölüm yıldönümü. Dolayısıyla onu anmak için bir araya toplandık. Pazartesi günü yine Burhan Felek Hizmet Ödülleriyle onu anacağız. Bu sefer Başka bir şekilde Burhan Hocaya seslenmek istiyorum. İyi ki bu günleri görmedin. Gazeteciliğin ne hale geldiğini iyi ki görmedin diyorum. Biz de gazetecilik için mücadelemizi sürdürüyoruz. Cezaevlerindeki gazetecileri ziyaret ediyoruz. Orhan Erinç, onunla yıllarca çalışmış, Burhan hocayı yaşatan bilgileri bize aktaran arkadaşımızdır. Sözü ona veriyorum.”

​TGC Önceki Başkanı ve Cumhuriyet Vakfı Başkanı Orhan Erinç ​ise anma töreninde Burhan Felek ile ilgili duygularını şöyle dile getirdi: 

“Burhan beyi ölümünün 35. yılında anıyoruz. Burhan bey kendisine Bürhan derdi. Bürhan, “kanıt” demek. Kendisine gelen telefonları ‘Ben Bürhan’ diye açardı. Şeyhül Muharririn demek, buradaki şeyhlik tarikat şeyhi değil, en kıdemli anlamında kullanılan bir sözcüktür. Burhan beye çok şey borçluyuz. Bir defa 12 Eylül’ü hasarsız atlatmamızın nedeni Burhan beydir. Saygınlığı nedeniyle ricalarını kırmazlardı. Kapanan birçok gazetenin açılmasında onun gayreti vardır. Burhan bey basın özgürlüğü konusunda çok titizlenen ustalardandı. Haberin çıktığı şekilde yayınlanmasından yanaydı. Haberin orasından burasından çekiştirilmesine karşıydı. Tabii bu ideal bir özgürlük tanımı. Bu günlerde ifade özgürlüğünden bahsetmek biraz lüks. Ciddi görünürdü ama şakalaşmayı severdi. Gazeteciler Cemiyeti’nin toplantılarında hafızasının en güçlü olduğu kişinin o olduğuna tanık olurduk.  Orta oyununda rol almıştı. Acem şivesiyle yazdığı bir şiir vardı. Bize de okumuştu. Şeyhül muharrirliği sadece Türkiye ile sınırlı değil, Batı’nın en uzun süreli fıkra ve köşe yazarı olduğu da uluslararası örgütlerce belirtilmişti. Burhan beyin Şeyhülmuharrirliği de hem Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Genel Kurulu tarafından onaylanmış hem de 1975’te toplanan Basın Kurultayı’nın ortak kararı ile ayrıca onaylanmıştı. Örnek gazetecilerden biriydi. Fıkra yazarlığı tanımının da kendisinden kaynaklandığını söylemişti. Rahmetle, sevgiyle anıyoruz. Ruhu şad olsun. Bizim için örnek ustalardan biri olmayı sürdürecek.”